Son dakika: Zarrab davasında her şeyin seyrini değiştirecek detay!


Son dakika: Zarrab davasında her şeyin seyrini değiştirecek detay!
7 Aralık 2017 Perşembe
19:36
Gündem

'ABD Hakan Atilla'ya karşı' davasının bugünkü bölümünde her şeyin seyrini değiştirecek bir detay gün yüzüne çıktı. Duruşma hemen başlamadan önce Hakan Atilla'nın avukatlarının sunumunda "Halkbank'ın 17 Aralık sürecinden hemen sonra. Reza Zarrab'ın 'ABD yaptırımlar listesine alınmasını önerdiği' ortaya çıktı. Yani Halkbank, Reza Zarrab için ABD'ye “Bu şahsı yaptırımlar listesine alın" diye çağrıda bulunmuş. Bu öneriyi ise şu an tutuklu bulunan tanık Hakan Atilla'nın içinde bulunduğu '17 Aralık sonrası' yönetim yapmış. Avukatların sunumundaki bir başka detay ise ABD'nin 2000'li yılların başında Dubai'deki, Zarrab'ın babasının sahip olduğu şirketin işlemlerini incelerken, 'sıra dışı' durumu fart ettikleri ancak buna rağmen "Zarrab ailesini listeye almamaları" oldu. İşte detaylar...



Hakan Atilla’nın savunmasının ‘ne üzerine kuracağı’ bugün ortaya çıktı. Reza Zarrab’ın da tutuklanması ile son bulan 17 Aralık 2013’teki soruşturmanın ardından; dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın görevlerinden ayrılmasıyla birlikte, ‘yeni’ Halkbank yönetiminin, “Reza Zarrab’ın ABD yaptırımlar listesine alınmasını önerdikleri” ortaya çıktı. Bu öneriyi yapan ekibin arasında davanın tutuklu sanığı Hakan Atilla’nın bulunduğu anlaşıldı.

17 ARALIK SONRASI HALKBANK YÖNETİMİ ABD’Yİ ZARRAB İÇİN UYARMIŞ!

İLGİLİ HABER

Hakan Atilla’nın avukatları 2014 yılının Ekim ayında Zafer Çağlayan ve Süleyman Aslan görevden ayrıldıktan sonra o dönem Halkbank Genel Müdürü olan Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın ABD Hazine Bakanlığı temsilcileri ile bir görüşme yaptıklarını anlattılar ve bu görüşmede Halkbank’ın, Reza Zarrab’ın yaptırım listesine konulmasını önerdiklerini açıkladılar.

DURUŞMA BAŞLAMADAN GÜNDEME GETİRİLDİ

Konu duruşmada bugün jüri salona alınmadan hemen önce ABD Hazine Bakanlığının yaptırımlar konusunda tanıklık edecek yetkilisinin ‘ne konuşup ne konuşmayacağı’ tartışması sırasında gündeme geldi. Hakim Richard Berman; her iki tarafa da bu konu konusundaki tezlerini sordu. Savcılık, görülmekte olan mevcut davanın ‘şahsına münhasır’ bir dava olduğunu ifade ettiler.
Bu çerçevede Halkbank’a karşı da sadece ‘yaptırım’ değil ‘ceza davası’nın da açılabileceğinin işaretini verdiler. Buna gerekçe olarak da Reza Zarrab’la iş yapan Halkbank üst yönetiminin ‘sahte belgelerle yaptırımların delinmesine yardımcı olmalarını’ gösterdiler. Savcılık makamı normalde yaptırımları delen yabancı mali kurumların değil, yaptırımı delenlerin de yaptırıma uğradıklarını ancak bunun, sahte belgeler yüzünden, daha önce hiç görülmemiş ‘şahsına münhasır’ bir dava haline geldiğini ifade ettiler.

FLAŞ BİLGİDEN SONRA USÜL TARTIŞMASI YAŞANDI

Hakan Atilla’nın avukatları ise yaptırım rejiminde herhangi bir ceza davası süreci bulunmadığını, yaptırımı delen yabancı mali kuruluşların da yine yaptırımla karşılaştıklarını ancak haklarında dava açılmasının söz konusu olmadığını ifade ettiler. Atilla’nın avukatı Rocco; Hakan Atilla ile görüşen ABD Hazine Bakanlığı yetkililerinin de verdikleri bilgilerde, “yaptırımı delmenin sonucunda yaptırım olduğunu” ifade ettiklerini belirterek,Halkbank’a yeterince bilgi vermediklerini, yaptırımlar konusunda bilgilendirmeye dair “çok utangaç davrandıklarını’ ifade etti.
Rocco, sunumunun sonunda da 2014 yılının ekim ayında, Halkbank’ın Ali Fuat Taşkesenlioğlu olduğu dönemde, hem Atilla’ın hem Halkbank yönetiminin kendileriyle temasa geçen ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OPAC) yetkililerine ‘Zarrab’ın yaptırım listesine alınmasını önerdiklerini” söyledi.

HAKİM ŞAŞIRDI TEKRAR ETTİRDİ!

Bu bilgiye şaşıran Hakim Berman bunun bir kez daha teyidini istedi. Berman “Yani Halkbank 2014 Ekim’inde ‘Zarrab’ı yaptırım listesine alın’ mı dedi?” diye sordu. Rocco bunu bir kez daha teyit etti.

2000’Lİ YILLARIN BAŞINDA ZARRAB İSMİ GÜNDEME GELMİŞ!

Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi’nin (OPAC) Zarrab ailesine 2000’li yılların başında Dubai’deki Zarrab’ın babasının sahip olduğu Al Nazif şirketinin işlemlerini incelerken, buna odaklandığını ancak buna rağmen Zarrab’ın ailesini listeye koymamasını da eleştirdi.
Tartışmaların ardından duruşmaya geçildi.

İLGİLİ HABER