Kılıçdaroğlu açıkladı: İşte CHP'nin 12 Maddelik Seçim Bildirgesi


yayincilar/haber-oku/haber-okux60.jpg Haber Oku / Sehir: Genel
Kılıçdaroğlu açıkladı: İşte CHP'nin 12 Maddelik Seçim Bildirgesi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin yerel seçim bildirgesini açıkladı. 12 maddeden oluşan bildirgede, eğitim, çevre, ortak yaşam gibi başlıklar öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu açıkladı: İşte CHP'nin seçim bildirgesi

Cumhuriyet Halk Partisi'nde aday belirleme süreci tamamlandı. Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında adaylar tanıtılıyor. 

İŞTE CHP'NİN 12 MADDELİK SEÇİM BİLDİRGESİ

1. Hoşgörülü ve halka saygılı kentler
2. Hakça paylaşan kentler
3. Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler
4. Yoksulluğu yenen kentler
5. Üreten ve istihdam yaratan kentler
6. Yenilikçi ve akıllı kentler
7. Ulaşım sorunu olmayan kentler
8. Nefes alan kentler
9. Sosyal adaleti sağlayan kentler yaratacağız
10. Kültür ve sanatı geliştiren kentler
11. Doğa dostu yeşil kentler
12. Mutlu şehirler

Kılıçdaroğlu açıkladı: İşte CHP'nin 12 Maddelik Seçim Bildirgesi
Kılıçdaroğlu açıkladı: İşte CHP'nin 12 Maddelik Seçim Bildirgesi

Tanıtım toplantısında şu sıralar Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu bir konuşma yaptı. 

"Bizim mücadelemiz kutsal bir mücadeledir. Bizim mücadelemiz herkesin kucaklaşma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz kardeşçe yaşama mücadelesidir. Bizleri televizyonları başında izleyen hangi partiden olursa olsun, bütün Türkiye'deki vatandaşlarıma kucak dolu sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. 

Bugün belediye başkanı adayı arkadaşlarımızın tanıtımını yapacağız. Oyun havalarıyla başladık. Ne kadar güzel oyunlarımız, şarkılarımız, türkülerimiz, insanlarımız var. Ayrımsız yaşamak istiyoruz, kardeşçe yaşamak istiyorum. Ama bölüyorlar, ayrıştırıyorlar. Sakın ola kimse bu tuzağa düşmesin. 

Bu ülkenin adalete ihtiyacı var, bu ülkenin hakka ve hukuka ihtiyacı var. Bu ülkede herkesin ekmeğe ihtiyacı var, işe ihtiyacı var. O nedenle biz bu güzel coğrafyayı cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. 

Bu toplantıdan sonra herkes sahaya çıkacak. Asla kırıcı bir dil kullanmadan, herkesi dinleyerek Türkiye sathına yayılacağız. İYİ Parti'yle Türkiye genelinde bir işbirliği yaptık buradan Meral Akşener'e ve İYİ Partililere selamlarımı gönderiyorum. Aynı şekilde Saadet Partili kardeşlerime ve Sayın Karamollaoğlu'na saygılarımı gönderiyorum.

Buradan 82 milyon vatandaşıma sesleniyorum. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Çözüm istiyorlarsa CHP'nin kadrolarına başvuracaklar. Önce soruna sağlıklı teşhis koymak zorundasınız. 

Sorunu çözmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor. Biz yurt genelinde sorunları yeri geldiğinde anlatacağız. Hepimizin yaşadığı ortak sorun Türkiye iyi yönetilmiyor, bırakın yönetilmeyi Türkiye savruluyor. Eğer bir siyasal iktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetmişse, o siyasal iktidar çözüm üretemez bir süre sonra şikayet makamı haline dönüşüyor. Mevcut iktidar çözüm üretemiyor, vatandaşa şikayet ediyor. Çözüm üretemiyorsan o koltuğu bırakacaksın. 

17 yıldır iktidar olanların şikayet etmeye hakkı yoktur. 17 yılda istedikleri kanunu çıkartıp, istedikleri atamayı yaptılar. İstedikleri genelgeleri çıkarttılar, istediklerini değiştirdiler. Yani 17 yıldır tek başına Türkiye'yi yönetiyorlar. Bugün Türkiye'yi bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya bıraktılar. Dünyanın borcunu yaptılar yetmedi, şimdi borç bulmak için kapı kapı dolaşıyorlar. Borç bulunca da seviniyorlar. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'dan sonra Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edildi. 

Borç alan emir alıyor, emir alma aşamasındalar şimdi. Londra'daki bir avuç tefeciye AK Parti iktidarı döneminde ödenen faiz 163 milyar dolar. Bu parayı sarayda oturanlar mı ödedi, bakanlar mı ödedi, Man Adası'ndakiler mi ödedi, hayır. Bu ülkenin insanları ödedi. Türkiye'yi bu noktaya sarayda oturan zat ve arkadaşları getirdiler. 

Tarihten bir gerçeği önünüze koymak isterim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğunda ilk işli Osmanlı'dan kalan borçları ödemek olmuştur. Türkiye siyasal olarak bağımsız olmakla birlikte ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Amerikan başkanı tweet atıyor hemen mahkeme toplanıyor. Hani bu ülkede adalet vardı. Trump emrediyor siz bırakıyorsunuz, Merkel emrediyor siz bırakıyorsunuz. Bu ülkenin akademisyenlerini, gençlerini bırakmıyorsunuz. Türkiye'yi kurtaracak kadro Kuvay-i Milliye kadrolarıdır. 

Türkiye'yi üretimden kopardılar, üretmeyen Türkiye oldu. Tarımı mahvettiler. Size bazı rakamlar vereceğim, bu rakamları söylerken için acıyor: Buğday üretiyoruz kilosunu 96 kuruştan alıyorlar ama yurtdışından 1 lira 36 kuruşa alıyorlar. Sadece buğday değil, mısırda fasulyede soyada aynı gerçek var. 

Dışarıya verdiğin parayı bizim çiftçiye versen, bizim çiftçi sadece Türkiye'yi değil bütün Ortadoğu'yu besler. Geçen Sivas'ta bir konuşma yaptı: "Ne diyorlar? 'Domates, biber, patlıcan, sivri biber'. Yahu düşünün, bir merminin fiyatı nedir?" Milleti soğana muhtaç ettiler. Bu şu anlama geliyor, bir sorumlu bulamıyorlar. Bir dönem bütün sorunların sebebi CHP diyordu. 

Bu ülkede 35 yıldır terörle mücadele ediliyor hiçbir Başbakan millete biberin fiyati kurşunun fiyatı demedi. Allah akıl fikir versin. Sanıyor ki millet akılsız millet de buna inanacak. Sen askeri bu kadar seviyorsan, daha bu kış iki asker donarak öldü sen bunlara kılık kıyafet buldun mu? Eğer sen kendi kötü yönetiminin faturasını askere çıkarmaya çalışıyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim. Kime satıyor Katar'a satıyor. Sonra da diyor ki bu özelleştirme değil, devleti yöneten kişi halkına yalan söylüyorsa ve söylemeye devam ediyorsa o kişinin bu millete toplu iğne ucu kadar faydası olmaz. 

Bizi televizyonların başında izleyen AK Partili kardeşlerime bir soru: Dünyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken bir iktidar var mı? Peşkeş çekenlere ne denir?

Mutfakta yangın var. Bu millet kendisini açlığa mahkum eden siyasi anlayışa ders vermek zorundadır. Çıkıyor bir bakan diyor ki "et yemeyin ot yiyin" E ot da pahalı. Saraydaki sanıyor ki herkes dört bin liralık çay içiyor, ejder meyvesi yiyor. Türkiye bu hale plansızlıktan geldi, kötü yönetimden geldi. Türkiye kötü yönetiliyor. Pahalılık, iflasi konkordato günlük hayatımızın bir parçası oldu. 

Yandaşa köprü hastane tünel ihalelerini dolarla veriyorsun bunları hiç anlatmıyorsun marketçiyi suçluyorsun. Garanti ihalelerin hepsi dolarla ama Türk Lirasıyla iş yapan markertçi daima suçlu. 

Çalışa, çalışa alın teri döke döke kazanacağız. Hakkı, hukuku, adaleti, savunarak kazanacağız. Bizim yolumuz Hakk yoludur dedim, bizim yolumuz ekmek yoludur dedim. Bizim yolumuz hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği uygar Türkiye yoludur diyorum. 

İsraf halen var, yazlık sarayda israf var, kışlık sarayda israf var. Sarayda oturan kişi halkın arasına 3 bin kişilik polis ordusuyla gidiyorsa onun israftan yana problemi olmaz. İsraf itibar değil görgüsüzlüktür. Bütün inançlarda da israf haramdır.

TOKİ raporuna göre İstanbul'da 76 gökdelen yapana 240 milyar lira rant sağlanmıştır. Tüm vatandaşlara eşit davranacağız. Belediye başkanları toplumun tüm değerlerine saygılı olacak. Harcadığımız her kuruşun hesabını millete vermek boynumuzun borcudur. 

CHP'li belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 liradır. Nisan'a kadar tüm farklar da ödenecek. Bizim belediyelerin olduğu yerlerde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Gerekirse okul, kreş için servis sağlanacak. Yoksulun onurunu koruyarak hesabına para yatırıyoruz. Bunu Türkiye geneline yaygınlaştıracağız. Üreten belediyeciliği hayata geçireceğiz. Kooperatifler yaygınlaştırılacak. 

Ulaşım ve altyapı sorunları çözülecek. Büyük kentler beton ormanlarına dönüştü. Kentleri nefes alan kentler haline getireceğiz. Bağcılar'da kişi başına düşen yeşil alan 30 santimetrekare. Sosyal adeleti sağlayan kentler, engelliler, yoksullar ve yaşlılar için yaşanbilir kentler yapacağız. İstanbul'un 39 belediyesinin 14'ünde kreş yok. Bunların hepsi AK Partili belediyeler. Bütün bu belediyeleri aldığımızda, zengin - yoksul ayrımı yapmadan bütün çocuklara kreş yapacağız. Onları besleyeceğiz, onları eğiteceğiz. 

Kentte yaşamanın ayrıcalığı nedir, kentin bir kültürü, sanatı vardır. Sporu vardır onları yaşayacaksınız. Eğer belediye başkanı sizi kentin kültürüyle, sanatıyla sporuyla buluşturamazsa o belediyeni görevi nedir. İstanbul'da yaşayan ev hanımlarının yüzde 50'si boğazı görmemiş.

Doğa dostu kentler, bizim dışımızda da kentlerde canlılar var. Biz tüm yurttaşlarımızla beraber bir kentte mutlu yaşamak istiyoruz. Biz size bu sözü veriyoruz. Başaracağız, başarmak zorundayız. Bizim mücadelemiz başarı üzerine kurulan bir mücadeledir. Çocuklarımız için başarmak zorundayız, düşüncelerimizi özgürce açıklamak için başarmak zorundayız, çocuklarımızın yatağa aç girmemesi için başarmak zorundayız. Bir arada huzur içinde yaşamak zorundayız. Biz bahara özlem duyuyoruz. Biz bu ülkeye baharı getireceğiz. Belediyelerimiz bu görevi başarıyla yapacaklardır. 

3 BİN KİŞİLİK EKİPLE GİDİYORSA MEMLEKETE FAYDASI OLMAZ

Tasarruf nasıl yapılır öğrenmek mi istiyorsunuz bir ev hanımı devam edin Saray’a. Eğer Saray’da oturan zat 3 bin kişilik polis ekibi ile gidiyorsa onun bu memlekete faydası olmaz. İsraf haramdır ama haram yemeye alıştıkları için israf yapmaktan çekinmiyorlar.

İkinci maddemiz Hakça paylaşan kentler. Saray’ın belediye başkanları. Ne demek Sarayın belediyeciliği? Sarayın belediyeciliğinde aslolan ranttır ve rantın yandaşlara aktarılmasıdır. TOKİ’nin raporu diyor ki İstanbul Ayrıcalıklı Plan değişiklikleri raporu bu planı yapanlara sağlanan rant 240 milyar liralık avantaj sağlanıyor.

Sarayın belediyeciliğinin özelliği bütün bu belediyelerin denetim dışı kalmasıdır. Sarayın belediyeciliğinde yapanın yanına kar kalır anlayışı vardır, Sarayın belediyeciliği seçimle gelen sarayın şantajıyla baskısıyla koltuğundan ayrılmak zorunda kalır. Sarayın belediyeciliği halka hesap verilmez halka hesap sorulur.

İKİ TÜNELİ KARŞILAŞTIRDI


İzmir’de 2.5 kilometrelik Sabuncu Tüneli yapılır merkezi yönetim. Maliyeti 536 milyon lira. Aynı benzer bir tünel o da 2.5 km, 110 milyon liraya yapıyor. Saray belediyeciliği ile halk belediyeciliğinin arasındaki farklardan birisi de budur.

Pendik Çınardere, Üsküdar Kirazlıtepe büyükşehir belediyesi ve üsküdar belediyesini bize vereceksin o rant senin hakkın. Harcadığımız her kuruşun hakkını millete veririz.

Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler. Belediyelerimiz şeffaf yönetilecek.

Yoksulluğu yenen kentler. Asgari ücretle çalışan kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerde asgari ücret 2200 liradır. 2200 lira almak istiyorsan oyunu CHP’li belediyelere vereceksin. İşçi kardeşim, her ay 2200 lira alacaksın. Yetmiyor 1 Ocak’tan Nisan’a kadar bütün farkları da sana ödeyeceğiz.

Bulunduğunuz beldede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Açlığı yok edeceğiz bizim belediyelerde. Bir ailenin 2900 liranın altındaysa onun doğalgaz, elektrik parasını gerekirse biz ödeyeceğiz. O ailenin çocukları kreşlerde kalacak. Anneler babalar para ödemeyecek. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek.

Nefes alan kentler, bizim belediyelere bakın. Parkı da var kent ormanı var.

Sosyal adaleti sağlayan kentler, engellilere yaşlılara pozitif ayrımcılık sağlayacağız. İstanbul 39 beldiyesinin 14’ünde kreşi yok. Hepsi AK Partili belediyeler. Zengin fakir ayrımı yapmadan onlara bakıp büyüteceğiz.

İSTANBUL’DA BOĞAZI GÖRMEYEN KADINLARIMIZ VAR

İstanbul’da yaşayan ev hanımlarının yüzde 50’si Boğaz’ı görmemiş. Yazık değil mi?

11’inci kuralımız, doğa dostu kentler. Bütün canlıları koruyup onlarla yaşamının keyfini yaşayacağız.

Başaracağız, başarmak zorundayız, çocuklarımız, bayrağımız, Cumhuriyet için, Çocuklarımızın yatağa aç girmemesi için başarmak zorundayız. Bahara özlem duyuyoruz. Baharı bu ülkeye getirmek zorundayız. Alanlara dağılacağız ve mücadelemizi yapacağız”