Küba ve dünyayı yasa boğan ölüm.. Küba'nın efsane lideri Fidel Castro Havana'da yaşamını yitirdi. Küba Devrimi'nin mimarı 90 yaşındaki Castro'nun ölüm haberini kardeşi Raul Castro duyurdu. Castro'nun basına açık son sözleri ise geçen yıl, "Yakında 90 yaşına gireceğim. Bu hiç hayal etmediğim bir şeydi.." olmuştu. Castro'nun cenazesinin yakılacağı belirtildi.

1959 yılındaki Küba devriminin mimarı Fidel Castro 90 yaşında yaşamını yitirdi. Ölüm haberini Küba devlet televizyonu duyurdu.

Sağlık sorunları yaşayan abisinin yerine 2008 yılında devlet başkanlığı görevini üstlenen Raul Castro, “Küba devriminin başkomutanı akşam 22.29’da yaşamını yitirdi” açıklamasını yaptı. Devlet televizyonunda yayınlanan açıklamada Castro’nun cenazesinin cumartesi günü yakılacağını belirtti.

Küba’da önümüzdeki birkaç gün boyunca ulusal yas yaşanacak.

Castro, 19 Şubat 2008’de de, bir açıklama yaparak, 1976 yılından beri yürütmekte olduğu Küba’nın en yüksek yönetim organı olan Devlet Konseyi Başkanlığı görevini bıraktığını açıklamıştı.

Fidel Castro'nun cenazesi yakılacak

Fidel Castro Küba’yı 50 yıl boyunca tek parti yönetimiyle yönetti.

Castro’nun destekçileri onun “Küba’yı yeniden Kübalılara verdiğini” düşünüyorlar. Öte yandan Castro’yu muhalifleri bastırmakla suçlayanlar da oldu.

Castro son dönemde nadiren halkın karşısına çıkıyordu. Son olarak geçen nisan ayında Komünist Parti’nin kongresinde bir konuşma yapmıştı. “Yakında 90 yaşına gireceğim. Bu hiç hayal etmediğim bir şeydi” demişti.

Fidel Castro hayatını kaybetti

FİDEL CASTRO KİMDİR?

Castro, 1926 yılında Biran yakınlarında doğdu. İspanyol göçmeni bir toprak sahibi olan Angel Castro Argiz'in aşçısı Lina Ruz'dan doğan çocuğudur. Ülkesinde sosyalizmi kurma çalışmalarının yanında, Afrika ve Latin Amerika ülkelerindeki sosyalist hareketlere destek verdi.

Öğrenimini Havana Üniversitesinde yaptı ve hukuk doktoru olarak mezun oldu. 1947'de Dominik Cumhuriyetine karşı başarısızlıkla neticelenen çıkarma hareketinde bulundu. 26 Temmuz 1953'te Santiago'daki Moncado kışlasına başarısız bir baskın düzenledi. Tutuklanarak, Santiago da Kuba Yüksek Mahkemesinde yargılandı. Mahkemede suçlu bulunarak on beş yıla mahkum edildi. Juventud Adasında belli bir müddet hapis yattıktan sonra, geri kalan cezası affedilerek 1955'de serbest bırakıldı.

1955'te Küba'dan ayrılarak Meksika'ya geçti. Burada yeni bir örgüt kurdu. 1956 yılında Küba'ya girişilen çıkarma başarısızlıkla sonuçlanınca, kardeşi Raul ve Ernesto Che Guevera'nın da bulunduğu bir grup arkadaşlarıyla birlikte Sierra Maestra Dağlarına çekildi. Orada başlattığı hareketi, diğer şehirlerdekilerle birleşerek iyice kuvvet kazandı. Devlet Başkanı Batista, 1 Ocak 1959'da Dominik Cumhuriyetine kaçınca, Castro ve taraftarları, 1959 yılı başlarında Havana'ya girdi. Kendisi başkanlığa, Manuel Uritia Leo ise devlet başkanlığına getirildi. Castro hükumeti geniş kapsamlı toprak reformuna girişti. Topraklarının kamuşlaştırılmasından zarar gören ABD şirketlerinin baskısıyla, ABD hükumeti Küba'ya karşı ekonomik ambargo uygulamaya başladı. Castro, şeker karşılığında Sovyetler Birliğinden aldığı ham petrolü, ABD şirketlerinin elindeki rafinerilerde işletemedi. Bunun üzerine bütün rafinerileri devletleştirdi. Bu durum zaten soğuk olan ABD-Küba ilişkilerini iyice bozdu. 1961 yılının Nisan ayında ABD, Castro'yu devirmek için Küba'ya karşı Domuzlar Körfezi Harekatını (Bay of Pigs) yaptı. Fakat CIA tarafından düzenlenen bu harekat başarısızlıkla sonuçlandı.  Castro, 1 Mayıs 1961'de Küba'yı “Sosyalist Cumhuriyet” ilan etti. 1962 senesinde Küba'ya Sovyet yapısı nükleer başlıklı füzeler yerleştirmesi sebebiyle ABD ve Rusya'yı savaşın eşiğine getirdi.  Aralık 1979'da Rusya'nın Afganistan işgalini destekleyenlerden biri olan Castro, 7 Şubat 1986'da Küba, Komünist Partisinin üçüncü kongresinde yapılan seçimde partinin birinci sekreterliğine yeniden seçildi. Partinin ikinci sekreterliğine, kardeşi Raul Castro getirildi.