Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulisi Akar, Devletimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanının verilişinin 95’inci yıl dönümü, başlıklı bir anma mesajı yayınladı..

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Başkomutan ATATÜRK vurgulu mesajı:

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Değerli Mensupları ve Fedakârlık Timsali Kahraman Gazilerimiz,

Devletimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanının verilişinin 95’inci yıl dönümünde; vatanımızın bölünmez bütünlüğü, devletimizin bekası ve milletimizin birliği uğrunda, bayraklaşan vatan coğrafyasının dört köşesinden çıkarak vatan sevgisi, kader ve silah arkadaşlığı duygusu ile kenetlenen; üstün bir cesaret ve feragat timsali sergileyerek canlarını ortaya koyan, şehitliğe niyet eden ve gazilik rütbesine yükselen kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum.

Atatürk Mareşal

ATATÜRK'ÜN O SÖZLERİ

Şehitlik makamı ve gazilik nişanı, Türk milletinin kültürel değerleri içinde en yüce rütbelerden sayılmıştır. Analar, kınalı evlatlarını cepheye uğurlarken “Haydi yavrum, haydi git; ya gazi ol ya şehit!” dualarıyla göndermişlerdir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payı senindir. Kanaatinle, imanınla, itaatinle hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi temiz kalbinle düşmanı sonunda alt eden büyük gayretin için gönül borcumu ve teşekkürümü söylemeyi; şahsıma en aziz bir borç bilirim.” ifadelerinde anlamını bulan Kahraman Ordumuz ve onun özü Yiğit Mehmetçik; tarihimiz boyunca sergilediği destansı kahramanlıklarla “Gazi” unvanını taşımayı, anasının ak sütü gibi hak etmiştir.

KAHRAMAN GAZİLERİMİZ

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensupları olarak, bayraklaşan kutsal vatan toprağına düşerken şanlı sancağımızı bükülmez bilekleriyle arşa kaldıran her şehidin; bu toprakları Türk milletinin yurdu yaptığını; milletimizin namus ve haysiyeti uğrunda, devletimizin bekası için, varlığımız, birliğimiz ve kardeşliğimiz yolunda uzuvlarını kutsal vatan topraklarına emanet eden fedakâr gazilerimizin, köklü devletimizin temellerine en sağlam ve en kıymetli harcı kattıklarını asla akıldan çıkarmayacağız.

Asil milletimiz; tarihin her döneminde vatansever Türk ordusu ve onun fedakâr mensupları ile şerefli üniformanın ardına gizlenmek isteyen hainleri büyük bir ferasetle her zaman ayırt etmiştir. Peygamber ocağı milli ordumuzun kahraman mensupları; tarihi boyunca vatanı, bayrağı, devleti ve istikbali uğruna canını feda ederek hain emellerin karşısına sıra dağlar gibi dikilmekte zerre kadar tereddüt etmemiştir. Üzerinde huzur ve güvenlik içinde yaşadığımız cennet vatanımız, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları sayesinde bizlere miras kalmıştır. Bu asil gerçeği hakkıyla bilen Aziz Türk milleti, yurdunu canından yüce sayarak şehitlik makamı ve gazilik mertebesine ulaşan öz evladı askerine sevgi, saygı ve şükran duygularıyla bağlanmıştır.

MEVZUBAHİS OLAN VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR

Gazilerimizin yazdığı cesaret ve kahramanlık destanları; onların şerefli isimlerini, milletimizin hafızasına kazımıştır. Vatanın bütünlüğü, milletin selameti, varlık ve birlik mücadelemizde kahraman gazilerimizden aldığımız ilhamla, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da karşılaşacağımız bütün tehditleri bertaraf edeceğiz. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi, milletimizin her ferdi “Ya istiklal, ya ölüm!” anlayışıyla, zor günlerde devletimizin imdadına koşmuştur. Son zamanlarda yoğunlaşan terörist faaliyetlerde, özellikle 15 Temmuz'da milletimizin demir yumruğu altında ezilen ihanet girişimleri ve aralarında işbirliği yapan bütün terör şebekelerinin hain saldırılarında, bir kere daha gördüğümüz üzere, Türk milletinin her evladı asker, polis, sivil demeden “Mevzubahis olan vatan ise, gerisi teferruattır.” anlayışı içinde varlığımız, birliğimiz, kardeşliğimiz, vatanımız, bayrağımız ve özgürlüğümüz uğrunda hiç çekinmeden canını ortaya koymuştur.

Canını vatana adayan gazilerimiz, öyle büyük fedakârlıklar gerçekleştirmişlerdir ki onlar için yapılacak hiçbir şey, ortaya koydukları eşsiz hizmetlerin dengi, feda ettikleri şerefli uzuvların bedeli olamaz. Şerefli birer gazi olarak, azim ve kararlılıkla yürüttükleri hayat mücadelesinde onlara sahip çıkmak, onurlu hatıralarını sonsuza kadar yaşatmak, ihtiyaç hissettiklerinde yakınlarında olduğumuzu hissettirmek bizler için yerine getirilecek en yüce hizmet olacaktır.

EBEDİ BAŞKOMUTANIMIZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI

Gaziler günü vesilesiyle, başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere, bayraklaşan vatan topraklarının bütünlüğü, devletimizin bekası, milletimizin birlik ve kardeşliği uğrunda canını ortaya koyan kahraman silah arkadaşlarımız; emniyet mensuplarımız ve korucularımızı; aziz hatıraları önünde saygıyla eğildiğimiz şehitlerimizi ve sonsuzluk yolculuğuna çıkmış kahraman gazilerimizi rahmetle anıyor; tedavileri devam eden fedakârlık timsali gazilerimize acil şifalar diliyor; hayatta olan gazilerimize, şehitlerimizin ve gazilerimizin değerli aile fertlerine şükranlarımı ve saygılarımı sunuyor, bu vesileyle tüm şehit aileleri ve gazilerimizin geçmiş bayramını bir kez daha kutluyorum.